Psikolog BulŞehrinde bir uzman

Bir Uçurumun İçinde Günlük Hayat

5 dk.okuma süresi
Bir Uçurumun İçinde Günlük Hayat

Bir Uçurumun İçinde Günlük Hayat

Bir gece vakti uzun ve ıssız bir yolda kendi aracınızla seyir halindesiniz. Yolda giderken, araç yakıt deposu alttan darbe alıyor ve yakıt hızla sızmaya başlıyor. Siz ise bu durum karşısında radyoda sevdiğiniz bir şarkıyı açıyor ve yolunuza devam ediyorsunuz. Araba hâlâ ilerlemekte, farlarınız yolu aydınlatmakta ve motor çalışmakta. Kendi kendinize içinizden şu düşünce geçiyor:

“Bak, 10 kilometre daha gittim ve hâlâ yoldayım. Demek ki sorun yok, buraya kadar her şey yolunda...”

Oysa aracın yolda gitmesi her şeyin yolunda olduğunu değil, sadece araç içerisindeki benzinin tamamen tükenmediğini gösteriyor. Asıl tehlike anının yakıt sızarken geçirdiğiniz o konforlu sürüş olmadığını, gecenin bir yarısı ıssız ve uzun bir yolda kendinizi aracınızla hareket edemez halde benzininizin bittiği gerçeğiyle baş başayken fark ediyorsunuz.

Peki, bu metaforik anlatı insan psikolojisinin temelinde tam olarak neye karşılık gelir? Günlük yaşamımızda kaç kez psikolojik bir uçurumdan aşağıya süzülürken bilincimizi kapatıp “Her şey yolunda” diyerek kendimizi avuturuz?

Savunma Mekanizmaları ve Konforlu Bir Körlük

Hayat, her an kesintisiz devam eden ve biz fark etmeden biçim değiştiren dinamik bir yapıya sahiptir; bu akış içinde işlerin kötüye gitmesi çoğu zaman birdenbire değil, her gün üzerine eklenen küçük değişimlerin birikmesiyle gerçekleşir. Birey bazen başa çıkmaya çalışmakta zorlandığı gerçeklikle yüzleşmemek için en yaygın savunma mekanizmalarından biri olan inkâr ve duygusal kaçınmalarını gözler önüne serer. Kimi zaman hayatın getirdiği stres, tükenmişlik hissi ve çözülmemiş travmalar gibi çeşitli etkenler sebebiyet veriyorken, kişi aslında yüksek bir binadan düşüyormuş gibi yavaş ama müdahale edilmediğinde durdurulamaz bir ivmeyle aşağıya doğru gidiyorken bulur kendini. İnsan zihninin çalışma prensibi, beynin anlık sorun yaratan durumunu ortadan kaldırmak, ertelemek ya da yok saymak üzerinedir. Birey içerisinde bulunduğu hayat sürecine bağlı olarak bu senaryolardan birini seçer ve yoluna devam etmeye çalışır. Nitekim kullanılan metaforik anlatıda ani bir acıyla yüzleşerek birdenbire sarsılmaktansa, sorunu erteleyerek ve yok sayarak baş etmeye çalıştığını net bir şekilde görmekteyiz. İşlerin sarpa sardığını, ruhsal sağlığımızın çeşitli alarmlar verdiğini biliriz; ama bu gerçeği kabullenmek sürecin içerisinde o kadar korkutucudur ki, “henüz yere çarpmadım, demek ki iyiyim” diyerek kendimizi kandırmayı sürdürürüz. Psikoloji literatüründe bu durumu anlamlandırmamıza yardımcı olan kavramlardan biri deneyimsel kaçınmadır. Hayes ve arkadaşları bu durumu “Duygulardan, düşüncelerden, anılardan ve diğer içsel yaşantılardan kaçmaya yönelik işlevsiz çabalar.” olarak açıklamaktadır. Birey bu noktada bulunduğu yaşantıdan kaçınmaya çalışır. Bu açıdan bakıldığında, yakıtı sızdıran bir araçla yol almaya devam etmek, yalnızca sorunun fark edilmemesini değil, sorunun yarattığı rahatsızlıkla yüzleşmeyi erteleme çabasını da simgeler. Kişi kısa vadede günlük yaşamını sürdürerek rahatlayabilir; ancak bu rahatlama, sorunun çözüldüğünün kanıtı değildir.

Kontrol İllüzyonu ve Bilişsel Çelişki Süreci

Kontrol illüzyonu ve bilişsel çelişki kavramları bu süreçleri ele aldığımızda sık sık karşımıza çıkar. Birey içerisinde bulunduğu süreci kontrol edebildiği sandığında ya da yok sayarak asıl sorunu ortadan kaldırabildiği yanılgısına kapılır, ancak bu sanrı fiziksel ve ruhsal yasaları ortadan kaldıramaz. Görmezden geldiğimiz ya da halının altına süpürdüğümüz sorunlar bir gün mutlaka en sert şekilde karşımıza çıkmaktadır. Nitekim bu yanılsamaya günlük hayatımızda insanlarla kurduğumuz ilişkilerde de rastlayabiliriz. Eğer birey kendisini rahatsız eden tehlikeli bir olay ya da durumla karşılaşırsa ve bu tehlikeyle baş edemez ya da ondan kaçınamazsa, inkâr eğilimine girerek sanki böyle olumsuz bir durum yokmuş gibi davranabilir. Bu bireyler, içine düştükleri sıkıntılı durumlarda, sanki her işleri yolunda gidiyormuş gibi davranarak çevrelerine ve kendilerine karşı mutsuzluklarını kabul etmezler. Bununla birlikte, inkâr mekanizmasında, insanın ulaşamadığı ya da ilişki kuramadığı kişilerin ya da eşyaların varlığını kabul etmemesi de söz konusu olabilir. Böylece, kişi bunlarla ilişki kuramayınca sonuçta herhangi bir kaygıyla da karşılaşmaz.

Farkındalıkla Uyanmak: Yere Çarpmadan Önce Durabilmek

Bireyin karşılaştığı sorunlar karşısındaki en büyük gücü ise insan ruhunun sahip olduğu durum analizi ve değerlendirme kabiliyetidir. Düşüşün herhangi bir katında durabilme, rüzgarın sesini duyabilme, hayatında “Ben nereye gidiyorum?” sorusunu kendisine yöneltebilmesi buna en büyük kanıt olarak gösterilebilir.

Sonuç olarak, psikolojik farkındalık bireyin kendisini kandırmaktan vazgeçip takmış olduğu maskeleri indirip “Aslında her şey yolunda değil ve yardıma ihtiyacım var” diyebildiği an, düşüşün seyrini değiştirebileceği an devreye girer. Bireyin konforlu bir yalanda yaşamaktansa, gerçeğin keskin kenarlarına temas etmesi başlangıçta kişiye acı verse de, ruhsal iyi oluşun ve içsel tatmin duygusunun temelini oluşturur.

Kaynakça

  • (Güney, 2006, s.281).
  • Hayes, S. C., Wilson, K. G., Gifford, E. V., Follette, V. M., & Strosahl, K. (1996).
Doğukan Doğru Doğukan Doğru
Doğukan Doğru, Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik lisans eğitimini Aydın Adnan Menderes Üniversitesinde tamamlamıştır. Psikoloji alanındaki mesleki ve akademik bilgi birikimini, bireylerin sosyal ve duygusal gelişimlerini desteklemeye yönelik çalışmalar sunmaktadır. Başlıca Bilişsel Davranışçı Terapi ve bireylerin olumsuz yaşam deneyimlerinin etkilerini azaltmak üzerine EMDR psikoterapi yaklaşımlarını benimsemiştir. Günlük hayattaki karşılaşılan sorunlara farklı bakış açıları kazandırarak; bireyin psikolojik sağlamlık ve bilişsel esneklik yetilerini güçlendirmeyi amaçlamaktadır. Yazılarını; toplumun düşünce süreçlerini ve davranışlarını ele alıp, psikoloji biliminin insan hayatına dair etkisini ön plana çıkararak yayımlamaktadır.

Cevap Ver

Lütfen isminizi buraya giriniz
Yanlış bir e-posta adresi girdiniz!
Lütfen e-posta adresinizi buraya girin

Lütfen yorumunuzu giriniz!