Psikolog BulŞehrinde bir uzman

Böyle Olacağını Biliyordum

5 dk.okuma süresi
Böyle Olacağını Biliyordum

Bazen günlük yaşantımızda ilerlerken henüz gerçekleşmemiş pek çok olay üzerine felaket senaryoları kurarız. İnsan zihni yalnızca yaşanılanları anlamlandırmaz, aynı zamanda geleceğe dair ihtimaller de sunar. Birçoğumuz gün içinde belli bir sebebe dayandıramadığımız birtakım korkular yaşıyoruz. Güzel giden bir ilişkinin sonlanacağından korkmak, bir görüşmenin veya toplantının başarısız geçeceğinden endişe duymak, başkalarının bizim hakkımızda kötü düşünme ihtimali, davranışlarımızın ve söylediklerimizin yanlış anlaşılmasından çekinmek gibi kulağa basit gelen fakat zihnimizde önemli yer kaplayan bu kaygılar günlük yaşam faaliyetlerimizi gerçekleştirmemizde bize engel olabiliyor. Bu kaygılar gerçekleştiğinde ise zihnimizde sadece bir cümle yankılanıyor: “Böyle olacağını biliyordum.” Peki olayların bu şekilde ilerleyeceğini nereden bildiğimizi hiç düşündünüz mü? Psikoloji literatüründe bu inançları ve buna bağlı gerçekleşen durumları açıklayan bir kavram var: kendini gerçekleştiren kehanet.

“Söz büyüdür.” cümlesinin temelinde yatan bu kavram, inançlarımızın nasıl gerçeğe dönüştüğünü bize gösterir. Kendini gerçekleştiren kehanete göre yaşam boyu gelişim dönemlerimiz içerisinde geçmiş deneyimlerimize bağlı olarak zihnimizde belli başlı yargılar, inançlar yer eder. Zihnimiz bu inançları doğrulama ihtiyacı duyduğu için bizi bu düşüncelere kanıt bulmaya yönelik davranışlara sürükler. Bunun sonucunda ise “Olayın böyle sonuçlanacağını biliyordum.” düşüncesine gireriz. Oysa durum çok farklıdır. Bazen korkularımız gelecek konusunda tahminler yürütmekten de öte, gelecekte yaşayacağımız olaylara yaklaşımımızı şekillendirir.

İnsan zihni belirsizlikten hoşlanmadığı için gelecekte oluşabilecek olaylara ve durumlara karşı geçmiş deneyimlerimizden yola çıkarak tahminler üretir. Zihnimiz, henüz gerçekleşmemiş şeylere dair boşlukları kendi yorumuyla doldurur. Ne olacağını, nasıl gelişeceğini bilmediğimiz durumlarda bir cevap bulmaya, olayları kendi algımızla anlamlandırmaya ve olabilecek en kötü senaryoya kendimizi hazırlamaya çalışırız. Bu çaba bazen işe yarayabileceği gibi bazen de zihnimiz yaşanacak herhangi bir olayı kötüye yormaya odaklı olur.

Bir sunum yapacağınızı düşünün. Sunum yapacağınız için kaygılısınız ve bu kaygıdan dolayı hazırlığa odaklanamıyorsunuz; belki yaşadığınız kaygının derecesinden dolayı uykunuzu bile alamıyorsunuz. Yoğun bir kaygıyla hareket etmenin sonucunda ise bu olumsuzluklara bağlı olarak başarısız bir sunum gerçekleştirmiş oluyorsunuz. Kendini gerçekleştiren kehanetin mantığı da tam olarak bu. Bu perspektiften bakıldığında bunun gerçek bir başarısızlık olduğunu söylemek pek de mümkün değil. Aslında yaptığımız şey, yaşanmasından korktuğumuz ihtimale kanıt sunmak oldu.

Benzer durumlar romantik ilişkilerimizde de karşımıza çıkıyor. Aşk ve ilişkiler ile ilgili sağlıksız inançlara sahip bir kişinin sağlıklı bir bağ kurabilmesi ve sürdürebilmesi daha zor oluyor. İlişkileri boğucu, yorucu bir bağ olarak gören kişi, karşı taraf ne şekilde yaklaşırsa yaklaşsın bu yaklaşımı yanlış algılayabiliyor veya kaygılı bağlanma stiline sahip bir birey, karşı tarafın üzerine çok düşerek ilişkiyi istemeden de olsa baltalayabiliyor. Sonucunda ise kendi düşüncesinde haklı olduğu algısına kapılıyor. “İnsanlar hep aldatır.” düşüncesinde olan birinin onu aldatma potansiyeli olan insanları hayatına çekmesini de bu kavram adı altında açıklayabiliriz. İçten içe sonucun bizim beklediğimiz gibi gelişmeyeceğini umuyor olsak bile sıkı sıkıya tutunduğumuz inançlarımızdan dolayı hayat karşımıza aynı olayları, aynı tipteki insanları farklı versiyonlarıyla çıkarıyor.

Tüm bunlar haricinde falların kendini gerçekleştiren kehanet ile ilişkisine değinmek istiyorum. Ne kadar “fala inanma, falsız da kalma.” desek de günlük yaşam zorlukları içinde her birimiz bize geleceğe dair umut verecek şeyler arıyoruz. Sadece eğlence olsun diye fal baktırdığınızı ve falınızda sizin açınızdan yüz güldürücü şeyler çıktığını düşünün. İnsan zihninin buna kayıtsız kalması pek mümkün değil. Hayatımızda iyi şeyler olacak diye düşündüğümüz ve davranışlarımızı da buna göre şekillendirdiğimiz için o dönem iyi şeyler bizi buluyor.

Tüm bu örneklerden de görüldüğü üzere kendini gerçekleştiren kehaneti iyi veya kötü bir kavram olarak ayırmak mümkün değil. Gerek çevremizdeki insanların bizim hakkımızdaki düşünceleri, gerek kendilik algımızla şekillenen bu durum hayatımızı hem iyi hem kötü yönde etkileyebilir. Önemli olan kişinin inançları ve bu inançlara ne ölçüde bağlı kaldığı. Geleceğe ilişkin kaygılarımızı kontrol etmek büyük oranda mümkün olmasa da yaşamın hareketliliğinde durup inançlarımızın doğruluğunu sorgulamak, bunların sadece birer ihtimal olduğunu fark etmek bizi kendini gerçekleştiren kehanetin olumsuz yönlerinden büyük oranda koruyacaktır.

Sonuç olarak aklımıza gelen her düşünce ve ihtimalin gerçeği yansıtmadığını bilmemiz gerekiyor. Geçmişte aynı konuya ilişkin farklı kötü deneyimler yaşamış olsak da hayatın değişkenliğini, işlerin her zaman iyi veya kötü gitmeyeceğini kabullenmeliyiz. Bir düşüncenin bizim üzerimizde ne gibi etkiler yarattığını gözlemlediğimizde süreç daha kolay işleyecektir. Her kötü sonucun sorumlusu biz olmadığımız gibi hayatımızdaki her şeyi kontrol de edemeyiz. Önemli olan belirsizliğe izin vermek, hayatta her şeyin iç içe olduğunu görebilmektir. Her korku bir kehanet değildir ve bir ihtimalin gerçekleşmesinden korkmamız onun mutlaka başımıza geleceği anlamına gelmez.

Tuğçe Çetin Tuğçe Çetin
Tuğçe Çetin, psikoloji lisans eğitimini insan zihnini, duyguları, düşünceleri ve davranışları keşfetme tutkusuyla tamamlamıştır. Lisans eğitimi devam ederken çeşitli kurumlarda staj yaparak farklı deneyimler kazanma fırsatı elde etmiştir. Yazılarında psikoloji, iletişim ve ilişkiler, kişisel gelişim gibi konuları odağa alan yazar, eğitim hayatı boyunca gördüğü ve halen katıldığı eğitimlerle almaya devam ettiği bilgileri herkesin anlayabileceği bir dille okurlarıyla paylaşarak onlara katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Psikolojinin herkes için olduğu düşüncesini benimsemiş olan Çetin, bireylerin psikolojik sağlamlığını arttırmaya yönelik içerikler üretmektedir.
Psikolog Rehberi Psikolog · Online

Cevap Ver

Lütfen isminizi buraya giriniz
Yanlış bir e-posta adresi girdiniz!
Lütfen e-posta adresinizi buraya girin

Lütfen yorumunuzu giriniz!