Psikolog BulŞehrinde bir uzman
Çarşamba, Ekim 28, 2026

İlişkisel Yanılgılar

4 dk.okuma süresi
İlişkisel Yanılgılar

Günlük yaşantıda ilişki konuları her yerde karşımıza çıkmaktadır. Sosyal medya, günlük sohbetler ya da dışarıda bulunabilmenizin muhtemel olduğu herhangi bir ortamda ilişkilere dair bir şeyleri işitmeniz çok mümkündür.

İlişki olgusunun sınırları ve etkilediği alanlar genel olarak bilinen ve tahmin edilenin aksine çok daha geniş bir yelpazede yer almaktadır. İlişkisel dünyamız hayat içerisinde merkeze biraz daha yakın bir yere konumlanmaktadır. Burada gerçekleşen olumlu ya da olumsuz herhangi bir olay, hayat akışımızın geri kalanına da sirayet edebilmekte. Hal böyle olunca buralara dair bazı yanılgıları konuşmak da bence önem arz ediyor. İlişkilere dair gündelik yaşamda sanılanın aksine çok fazla yanılgıya sahip olduğumuzu düşünüyorum. Peki neler bunlar? Gelin birlikte bakalım…

MUTLU OLSUN DİYE HER ŞEYİ YAPTIM

Bakın bence en yaygın olanların başında bu geliyor. Partnerinizin mutluluğunu düşünmek elbette değerlidir. Ama burada ayrımı yapmak önem arz eder. O mutlu olsun diye kendi mutluluğunuzdan taviz verme seviyesine geliyorsanız burada bir şeyler yanlış gidiyor demektir. Çünkü ilişki karşılıklı ve iki kişinin de ortak paydasından meydana gelen bir ritimdir. Bu hususta ise sadece karşı tarafın mutluluğunu gözetmek var. Ek olarak da siz partnerinizi mutlu etmek için, aslında hayır diyeceğiniz şeylere bile evet diyorsanız bunu acilen bırakmalısınız. Çünkü burada farkında olmadan kendi kendinizi suistimal ediyor olabilirsiniz. Herhangi bir ilişki ya da etkileşim içerisinde, aslında hayır diyeceğiniz ya da hayır demek isteyeceğiniz şeylere evet demek ya da buna mecbur hissetmek bir noktadan sonra sizin kendiniz ile olan ilişkinizi ve kendinizi yaşantılama biçiminizi olumsuz yönde etkilemeye başlayacaktır.

BEN ONSUZ NE YAPARIM?

Burada daha doğru olan bir soru var ise o da bu sorunun sizin için neden bir çeşit felaket senaryosu olduğudur. Onunla mutlu olabilmeyi başardığınız gibi onsuz da devam edebilmeyi bilmeniz gerekmektedir. Hayat içerisinde bir kişiyi ya da bir durumu bu kadar hayati bir pozisyona sürüklemek hem size hem de o pozisyona sürüklediğiniz şeye ya da kişiye de zarar verebilir. O yüzden bence en sağlıklısı, bağ kurarken kurduğunuz etkileşimleri biraz daha olması gereken yerlere konumlandırmak olacaktır.

AMA BENİ SEVİYOR

Bakın burası bence biraz tehlikeli. Çünkü bu cümle kuruluyor ise bilin ki siz karşı tarafa dair bir şeyleri kendi içinizde aklıyorsunuz demektir. Sizi sevmesi başka, sizi rahatsız edecek ya da mutsuz edebilecek davranış ve eğilimleri olması başka. Ama beni seviyor diyerek onun size yaşattığı olumsuz deneyimleri ya da travmatik durumları tamamen yok sayamazsınız.

ASLINDA İYİ BİRİSİ

Direkt olarak konuya gireyim. Burada iyi birisi olmasına değil de size bu cümleyi hangi bağlamda ve hangi sebepten kaynaklı olarak kurdurttuğuna bakın derim. Neden kendi içinizde böyle bir açıklamaya ihtiyaç duydunuz ki? Genelde kendi gözlemim doğrultusunda rahatlıkla paylaşacağım bir şey var ise o da bu cümleyi kuran kişilerin işin sonunda genellikle büyük hayal kırıklıkları ile baş başa kaldıklarıdır.

SEVGİ VAR PEKİ YA MANTIK?

İlişkilere dair yine en büyük yanılgılardan birisi bence bu. Herkes sadece sevgi olması gerektiğini sanmakta. Ama hayır. Sevgi değerlidir ve en önemlisidir. Ama sevgi, eğer yanına mantık da eşlik ettiği takdirde sağlıklı bir ilişkinin kapılarını aralayabilir. Oysa ki çoğu insan sevgi var ise bunun her şey için yeterli olabileceğine inanır. Ama hayır. Mantığın olmadığı bir sevgi emin olun ki çok uzun soluklu ve sağlıklı olamaz.

SADECE İLİŞKİ VAR GİBİ

Bazen insanlar hayatlarında sadece ilişkileri varmış ve sanki başka hiçbir gerçekleri ya da gereklilikleri yokmuş gibi davranabiliyorlar. İlişki önemlidir ama hayatımızdaki tek gerçek de değildir. Gözümüzü sadece ilişki olgusuna yöneltip geri kalan tüm kavramları adeta yok saymak hayatınızda elbette bir yerlerde sorun meydana getirebilecektir. Kişinin ilişkide kendisini, ihtiyaçlarını ve önceliklerini unutması bir yerden sonra kişinin kendisi ile olan ilişkisini de etkiler. Çünkü ilişkiden hatta her şeyden önce kendiniz ile de bir tür ilişkiniz mevcuttur. İlişkide sağlıklı ve mutlu olabilmek istiyorsanız, önce kendiniz ile alakalı olan ilişkinizi dikkate almak ve önem vermek esastır.

Gördüğünüz üzere artık bahaneleri ve bir şeyleri gerekçelendirmeyi bırakmak gerekiyor. Olayları biraz daha objektif görebilmek aslında ilişki dinamiğinizin nasıl olduğunu ve sizin nasıl bir süreç içerisinde var olduğunuzu görmenizi sağlayacaktır. Sadece ilişki odaklı bir hayat, sandığınız kadar saadetli olmanızı değil; tam olarak ilişkinizin zedelenmesine neden olur. Her şeyden önce siz bir bireysiniz ve mevcut olan ilişkinizin içinde de bir birey olabilmeyi başarmanız gereklidir…

Efe Barkın Seyfeli Efe Barkın Seyfeli
Lisans eğitimimi 2019 yılında Nişantaşı Üniversitesi psikoloji bölümünde tamamladıktan hemen sonra İstanbul Aydın üniversitesinde klinik psikoloji tezli yüksek lisans programına kabul aldım. Bu süreç içinde danışan görmeye ve mesleğimi icra etmeye başladım. Yüksek lisans sürecimde ‘Yetişkinlerde Madde Bağımlılığı ile Çocukluk çağı Travmaları ve Bağlanma Stilleri Arasındaki İlişki’ konulu tezim oy birliği ile kabul edildi. Tez sürecinde ‘Uluslararası Sürdürülebilirlik İçin Sosyal Bilimler Kongresi’ bünyesinde kongre sunumu ve bildiri özetleri kitabında çalışma yayını çıkarttım. Daha sonrasında yüksek lisans tezimden, Bağımlılık Dergisi’nde yayınlanan makalemi çıkarttım. 2021 yılında yüksek lisansımı onur derecesi ile tamamladım. Aynı yıl Türk Silahlı Kuvvetlerinde Rdm subayı olarak yurtdışı görevinde bulundum. Görevimi tamamladıktan sonra Balıklı Rum hastanesinde 1,5 yıl süre ile çalıştım. Şu anda özel kliniklerde faaliyetlerimi sürdürmekteyim. Dinamik ekolle çalışmaktayım. Aynı zamanda EMDR terapisi uygulayıcısıyım. Yetişkin danışanlarla çalışmaktayım.

Cevap Ver

Lütfen isminizi buraya giriniz
Yanlış bir e-posta adresi girdiniz!
Lütfen e-posta adresinizi buraya girin

Lütfen yorumunuzu giriniz!