Acının Değersizleştirildiği Yerde Şiddet Büyür
# Acının Değersizleştirildiği Yerde Şiddet Büyür
Hayvanlara yönelik şiddeti yalnızca bireysel bir acımasızlık olarak görmek, davranışın arkasındaki koşulları gözden kaçırmamıza neden olabilir. Özellikle çocukluk döneminde hayvanlara zarar verme davranışını değerlendirirken aile ortamını ve çocuğun yaşadığı deneyimleri de dikkate almak gerekir.
Çocuklar şiddeti yalnızca kendilerine yöneldiğinde öğrenmez. Evde yetişkinlerin birbirlerine nasıl davrandığını, öfkelerini nasıl ifade ettiğini ve güçsüz olanlara nasıl yaklaştığını da gözlemlerler. Şiddetin sıradanlaştığı bir ortamda büyümek, çocuğun başkalarıyla kurduğu ilişkiyi etkileyebilir.
Bu nedenle hayvana zarar veren bir çocuğu doğrudan acımasızlıkla tanımlamak yeterli değildir. Davranışın hangi koşullarda ortaya çıktığını anlamak gerekir. Çünkü bazen bu davranış, çocuğun kendi yaşamında şiddetin nasıl bir yer tuttuğuna dair önemli bir ipucu verir.
## Aile İçinde Öğrenilen Şiddet
Çocuk istismarı ve ihmali ile hayvanlara yönelik kötü muamele arasındaki ilişkiyi inceleyen araştırmalar, bu iki durumun aynı aile ortamında görülebildiğini ortaya koyuyor.
DeViney, Dickert ve Lockwood’un 1983 tarihli araştırmasında, çocuk istismarı ve ihmalinin bulunduğu 53 aile incelenmiştir. Ailelerin %60’ında hayvanlara yönelik kötü muamele saptanmıştır. Çocukların fiziksel istismara maruz kaldığı ailelerde ise bu oran %88’dir.
Bu bulgular, aile içindeki şiddetin farklı biçimlerde ortaya çıkabileceğini gösteriyor. Ancak hayvana zarar veren her çocuğun istismara uğradığı sonucuna varamayız. Yine de böyle bir davranışla karşılaşıldığında çocuğun aile ortamını değerlendirmek önemlidir.
Çocuk, evde yaşananları yalnızca izlemekle kalmaz; ilişkiler hakkında da fikir edinir. Öfkenin nasıl ifade edildiğini, sorunların nasıl çözüldüğünü ve güç sahibi kişilerin başkalarına nasıl davrandığını öğrenir. Bu deneyimler, ileride kendi ilişkilerini nasıl kuracağını etkileyebilir.
## Hayvan, Güç ve Kontrol İlişkisinde
Aile içi şiddette hayvanlar bazen doğrudan şiddetin hedefi olur. Bazen de başka bir kişiyi korkutmak ve kontrol etmek için kullanılır.
Ascione’nin 1998 tarihli araştırmasında, şiddet nedeniyle sığınma evine başvuran kadınların deneyimleri incelenmiştir. Evcil hayvanı bulunan kadınların %71’i partnerlerinin hayvanlarını tehdit ettiğini, yaraladığını veya öldürdüğünü bildirmiştir. Çocuğu bulunan kadınların %32’si ise çocuklarından en az birinin bir evcil hayvana zarar verdiğini ya da onu öldürdüğünü belirtmiştir.
Bu sonuçlar, hayvanlara yönelik şiddetin aile içindeki diğer şiddet biçimlerinden bağımsız ele alınamayacağını düşündürüyor. Bir kişinin partnerini korkutmak için hayvana zarar vermesi, güç ve kontrol kurmanın bir yoluna dönüşebilir.
Böyle bir şiddet ortamında çocuklar da zarar görür. Özellikle hayvanla güçlü bir bağı olan çocuk, onun acısına tanık olduğunda korku ve çaresizlik yaşayabilir. Sevdiği bir canlıyı koruyamamak, kendisini de güvende hissetmesini zorlaştırabilir.
Dolayısıyla hayvana yönelik şiddet, yalnızca hayvanın maruz kaldığı zararla sınırlı değildir. Aile içindeki güç ilişkilerini ve şiddetin diğer aile üyeleri üzerindeki etkilerini de anlamayı gerektirir.
## Hayvana Zarar Vermek Gelecekteki Şiddetin Göstergesi mi?
Çocukluk döneminde hayvanlara yönelik şiddet ile ilerleyen yaşlarda görülen saldırgan davranışlar arasındaki ilişki, çeşitli araştırmalarda ele alınmıştır.
Longobardi ve Badenes-Ribera’nın sistematik derlemesi ile Chan ve Wong’un literatür incelemesi, hayvanlara yönelik şiddet ile kişilerarası şiddet arasındaki bağlantıya dikkat çekmektedir. Bu çalışmalar, hayvana zarar verme davranışının bazı durumlarda daha geniş bir saldırganlık örüntüsünün parçası olabileceğini düşündürmektedir.
Ancak burada önemli bir ayrım var: Hayvana zarar veren her çocuk ileride insanlara şiddet uygulamaz. Bu davranış tek başına gelecekteki şiddetin kesin bir göstergesi olarak değerlendirilemez.
Çocuğun yaşadığı aile ortamı, maruz kaldığı şiddet, akran ilişkileri ve diğer davranışları birlikte ele alınmalıdır. Özellikle hayvana zarar verme davranışının tekrarlanması veya başka saldırgan davranışlarla birlikte görülmesi, daha dikkatli bir değerlendirmeyi gerektirir.
Amaç çocuğu etiketlemek değil, davranışın nedenlerini anlamaktır.
## Davranışın Ardındaki Neden
Bir çocuğu yalnızca acımasız olarak tanımlamak, davranışın neden ortaya çıktığı sorusunu yanıtsız bırakır.
Çocuk öfkesini nasıl ifade ediyor? Evde şiddete tanık oluyor mu? Kendisi kötü muameleye maruz kalmış olabilir mi? Başka bir canlının acısına nasıl tepki veriyor?
Bu sorular, çocuğun davranışını anlamak açısından önemlidir. Ancak davranışın nedenlerini araştırmak, hayvana verilen zararı görmezden gelmek anlamına gelmez. Hayvanın güvenliği sağlanmalı ve davranışa açık sınırlar konulmalıdır.
Çocuğun empati geliştirmesinde yetişkinlerin tutumu da önem taşır. Bir hayvan acı çektiğinde yetişkinlerin nasıl tepki verdiği, çocuğun bu acıyı nasıl anlamlandıracağını etkileyebilir. Başkasının zarar görmesinin önemsenmediği bir ortamda büyümek, çocuğun öğrendiği değerleri ve davranışları şekillendirebilir.
Bu nedenle müdahale yalnızca davranışı durdurmaya odaklanmamalıdır. Çocuğun içinde bulunduğu koşullar da değerlendirilmelidir.
## Şiddetin Öğrenildiği Yere Bakmak
Hayvana zarar veren bir çocuğa yalnızca bunu yapmaması gerektiğini söylemek her zaman yeterli değildir. Davranışın altında yatan nedenler anlaşılmadığında sorun devam edebilir veya başka biçimlerde ortaya çıkabilir.
Hayvanlara yönelik şiddet, aile içindeki ilişkileri yeniden düşünmemizi gerektirir. Gücün nasıl kullanıldığı, öfkenin nasıl ifade edildiği ve başkasının acısına nasıl karşılık verildiği, şiddetin hangi koşullarda normalleştiğini anlamamıza yardımcı olur.
Bir çocuğun hayvana nasıl davrandığı, bazen büyüdüğü ortam hakkında önemli ipuçları verir. Bu davranışı yalnızca çocuğun kişiliğiyle açıklamak, daha geniş bir sorunu gözden kaçırmamıza neden olabilir.
Çünkü acının değersizleştirildiği yerde yalnızca duyarlılık azalmaz. Şiddetin sınırları da genişler.
Bazen bunun ilk işareti, kendini savunamayan bir hayvanın yaşadığı acıdır.
Kaynakça
- Ascione, F. R. (1998). Battered women’s reports of their partners’ and their children’s cruelty to animals. Journal of Emotional Abuse, 1(1), 119–133.
- Chan, H. C. O., & Wong, R. W. Y. (2019). Childhood and adolescent animal cruelty and subsequent interpersonal violence in adulthood: A review of the literature. Aggression and Violent Behavior, 48, 83–93.
- DeViney, E., Dickert, J., & Lockwood, R. (1983). The care of pets within child abusing families. International Journal for the Study of Animal Problems, 4(4), 321–329.
- Longobardi, C., & Badenes-Ribera, L. (2019). The relationship between animal cruelty in children and adolescents and interpersonal violence: A systematic review. Aggression and Violent Behavior.



