Psikolog BulŞehrinde bir uzman

Başkalarının İlişkilerini İzlerken Kendi İlişkimizde Beklentilerimizi Ne Kadar Değiştiriyoruz?

Enise Ergün Yazar: Enise Ergün
5 dk.okuma süresi
Başkalarının İlişkilerini İzlerken Kendi İlişkimizde Beklentilerimizi Ne Kadar Değiştiriyoruz?

“Ne kadar mutlular, ideal çift, birbirlerini çok seviyorlar, eşine ne almış, nereye gitmişler...” “Sen bana hiç böyle sürprizler yapmıyorsun, güzel sözler söylemiyorsun…” Bu cümleleri ilişkisinde sürekli duyan, belki de söyleyip sürekli başkalarının ilişkileriyle kendi ilişkisini karşılaştırarak ilişkisini sorgulayan vardır. Oysa başkalarının ilişkisinde gördüğün şeyler gerçekten mutlu, huzurlu bir çift tablosu mu, yoksa sana yansıtılan tarafı mı?

Sosyal Medyada İdeal İlişkinin İnşası

Sosyal medyanın yaygınlaşması ile ilişkilerde de köklü bir değişiklik meydana gelmiştir (Payat, 2026). Sosyal medya, ilişkilerin online platformlarda kamuoyuna açıkça gösterilmesini sağlaması ile hem bu ilişkiye şahit olan çiftler üzerinde hem de ilişkilerini online platforma taşıyanlar üzerinde belirli karmaşık etkilere sebep olmuştur.

Örneğin, ilişkilerini kamuoyuna açık yaşayan çiftler daha fazla ilgi ve dikkat çekme beklentisini doğurduğundan ilişkilerinin onlar gözünden nasıl olduğunu sürekli sorgulama eğilimini baskın kılarken medyadaki bu ilişkilere şahit olan çiftlerse kendilerini ve ilişkilerini sorgulama yoluna girmiştir (Payat, 2026).

Başkalarıyla Karşılaştırmak: Kendi İlişkimizi Hangi Ölçütlere Göre Değerlendiriyoruz?

Bireyler kendilerini değerlendirmek istediklerinde belirli bir ölçüt çerçevesinde bu değerlendirmeyi yaparlar. Ölçütlerin eksik ve yetersiz olduğu durumlarda kişi kendisini diğerleriyle karşılaştırmaktadır. Festinger’in Sosyal Karşılaştırma Kuramı olarak adlandırdığı bu kuram, kişinin başkaları üzerinden kendini değerlendirmesidir. Karşılaştırma sonucunda kişi kendine olumlu ya da olumsuz dönütler vermiş olur. Kişi kendisinden daha iyi durumda olan biriyle karşılaştırma yapabileceği gibi kendisinden daha kötü durumda olanlara bakarak da aynı karşılaştırmayı yapıp cevaplar bulabilir (Büyükmumcu & Ceyhan, 2020).

Başka çiftlerin romantik davranışları karşısında partnerimizden aynı şeyi beklemek, başka çiftlerin birbirlerine karşı olan ilgisini kendi ilişkimizde de beklemek bunlardan biri olabilir. Aynı zamanda ilişkimizi kendi ilişkimizden daha kötü bir ilişkiye göre değerlendirip ilişkimizin sağlıklı ve mutlu olduğuna da karar verebiliriz.

Gerçek İlişki İle Dijitalde Sunulan İlişki Arasındaki Fark

Bize yansıtılan mutlu, romantik, hiç kavga etmeyen bir çift gibi gözükse de aslında yansıtılan ile gerçek hayattaki ilişkileri aynı değildir. Birbirlerine sürekli sürpriz yapıp romantik gözüken bir çiftin gerçek hayatta her anları romantik anlardan oluşmaz. Çok uyumlu gibi gözüken çiftler gün içinde küçük ya da büyük şeylerden kavga edebilir ama siz sadece çok uyumlu oldukları anı görürsünüz. Sürekli gezen, yeni yerler gören bir çiftin çok güzel hayatları olduğunu düşünebilirsiniz ama gerçek hayata döndüklerinde aslında o paylaşılan anların her gün olmadığını, sadece etkileşim için köşede biriktirilen video ve fotoğrafların arşivden çıkarılıp paylaşıldığını görmezsiniz. Ya da bir günlerinin sadece dinlenmek, evi temizlemek, işe gitmek gibi rutinlerini gerçekleştirmekle geçtiğini de görmezsiniz.

Goffman'ın benlik sunumu kuramına göre kişilik, insanın hayatı boyunca belirli roller üstlenerek bir role bürünmesidir. Bizler günlük yaşamda belirli yer ve zamanda belirli roller üstlenir ve o rolü oynarız (Kavut, 2018). Sosyal medyadan para kazanan bir çift, para kazanabilmek için mutlu, romantik bir çift gözükmesi gerektiği için bu rolü üstlenir ya da aralarındaki uzaklığı ve mutsuzluğu saklamak adına günlük yaşamda veya sosyal medyada mutlu çifti oynama rolünü üstlenebilir. Bu durumda da bizim ilk göreceğimiz şey sürekli gezmeleri, sürpriz yapmaları, romantik ve mutlu olmaları olur.

İlişkilerin kusursuz ve sorunsuz gösterilmesi de romantik ilişkinin idealize edilmesidir. Peki, bu idealizasyon ne şekilde olur? Medyanın kendisi ile “-mış” gibi yaparak.

Instagram'daki çiftler, televizyonlardaki dizi ve filmler aslında bizlere gerçek olmayan ilişki kalıpları sunar (Payat, 2026). Kişinin ilişki beklentilerini farklılaştıran, mükemmeli dayatan medya, kişilerin ilişkilerine karşı çabasız ve sabırsız olmasını sağlar. Oysa mükemmel olarak adlandırılması gereken ilişkiler; çaba gerektiren, saygıyı koruyan, birbirlerini değiştirmeye çalışmayan, ilişkinin sadece iyi anlardan oluşmadığını bilen, her zaman maddi durumlarının istediklerini karşılamayacağını bilen ilişkilerdir.

Sonuç Ve Değerlendirme

Bir ilişkinin ne kadar sağlıklı veya mutlu olduğu, dışarıdan nasıl göründüğü ile ölçülemez. Bu yüzden başkalarının ilişkilerine bakarak “Onlar böyle yapıyor, biz neden böyle değiliz?” diyerek kendi ilişkimizde çatışma yaratacak davranışlardan uzak durmak gerekir. Her ilişkinin kendine özgü dinamikleri ve güzellikleri vardır. Her ilişkinin kendi dinamikleri olduğu gibi sevgilerini gösterme ve dile getirme şekli de başkadır.

Özel anları resmetmek ve paylaşmak anlamlıdır ama bu görseller üzerinden kendi ilişkimizi tanımlamak ve yetersiz hissetmek ne o ilişkinin çok iyi olduğu anlamına gelir ne de kişinin ilişkisinin çok kötü olduğu anlamına gelir. Dışarıdan mükemmel ve mutlu gibi gözüken çiftlerin boşanma kararı vermeleri de bunun bir örneğidir. Asıl önemli olan çiftlerin kendi ihtiyaçlarını karşılıklı olarak karşılayabilmesi ve birbirlerini özel hissettirebilmesidir.

Kaynakça

  • Payatlı, Ş. (2026). Yeni medya araçlarının romantik ilişkiler üzerine etkisinin değerlendirilmesi. İ. Baydili (Ed.), Medya araştırmalarında güncel tartışmalar. Eğitim Yayınevi.
  • Büyükmumcu, S. B., & Ceyhan, A. A. (2020). Sosyal medya kullanıcılarının sosyal karşılaştırma eğilimlerinin incelenmesi. Anadolu Journal of Educational Sciences International, 10(1), 273–302.
  • Kavut, S. (2018). Goffman’ın benlik sunumu kuramı bağlamında sosyal medyada kimlik inşası: Instagram üzerine bir araştırma. Nosyon: Uluslararası Toplum ve Kültür Çalışmaları Dergisi, 1, 1–12.
Enise Ergün Enise Ergün
Enise Ergün, sosyoloji lisans eğitimini Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi’nde tamamlamıştır. Aile danışmanlığı ve ilişkiler alanında uzmanlaşmayı hedefleyen Ergün, bu alandaki eğitimleriyle mesleki gelişimini sürekli desteklemekte ve kendini geliştirmeye açık bir yaklaşımla ilerlemektedir. Psikoloji kliniğinde edindiği staj deneyimiyle aile ve çiftler üzerine bireysel gözlem becerilerini geliştirmiştir. Psychology Times Türkiye’de köşe yazarlığı yapan Ergün, aile içi ilişkiler, romantik ilişkiler, iletişim dinamikleri ve bireysel farkındalık temalarında içerikler üretmektedir. Toplumda sağlıklı aile yapıları ve ilişkileri yaygınlaştırmak adına, ilerleyen süreçte kendi aile danışmanlığı merkezini açmayı hedeflemektedir.

Cevap Ver

Lütfen isminizi buraya giriniz
Yanlış bir e-posta adresi girdiniz!
Lütfen e-posta adresinizi buraya girin

Lütfen yorumunuzu giriniz!